Ergenlerin Sosyal Medya Kullanımında Yaşadıkları Sosyal Anksiyetenin Kırılgan Narsisizm Bağlamında Değerlendirilmesi

Bu makale ODTÜ AYNA Klinik Psikoloji Dergisi’nde yayımlanmıştır. Aşağıda makalenin özeti yer almaktadır, tam metne ulaşmak için tıklayınız.

Narsisizm, kibir, empati eksikliği, başkasını çıkarları için kullanma ve haset gibi kavramlar ile açıklanan bir kişilik özelliğidir. Araştırmacılar son yıllarda tepkisel öfke, utanç ve güvensizlik ile belirgin kırılgan narsisizm boyutunu, büyüklenmeci narsisizm boyutundan ayrı ele almaktadır. Narsistik kırılganlık, ergen gelişiminde merkezi bir rol oynamakta; benliklerine yönelik olumsuz yorumlar aldıklarında ergenler, sosyal geri çekilme sergilemektedir. Yapılan çalışmalar, kırılan narsisizm ile sosyal fobi ve sosyal anksiyete arasında güçlü bir benzerlik ve ilişkinin bulunduğunu göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, ergenlerde narsisizmin alt boyutları ile sosyal medya kullanımında yaşanan sosyal anksiyete arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada kişisel bilgi formu, Beş Faktörlü Narsisizm Ölçeği (BFNÖ) Kırılgan Narsisizm Alt Ölçeği, Sosyal Medya Kullanıcıları İçin Sosyal Anksiyete Ölçeği (SMKSAÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS Statistics 22 programı kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Özel Bağcılar Şafak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 9. sınıflarda okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmanın sonucuna göre, kırılgan narsisizm ile sosyal medya kullanımında yaşanan sosyal anksiyete arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişki vardır. Kırılgan narsisizmin güvensizlik, hayranlık ihtiyacı, tepkisel öfke ve utanç alt boyutları sosyal medya kullanımında hissedilen sosyal anksiyetedeki varyansın %32’sini açıklamıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular ve söz konusu bulguların ergen kliniğine nasıl entegre edilebileceği tartışılmıştır.

Yakın İlişkilerde Bağlanma, İlişki Doyumu Ve Çatışma Çözme Tepkileri: Covıd-19 İzolasyon Süreci

Yakın İlişkilerde Bağlanma, İlişki Doyumu Ve Çatışma Çözme Tepkileri: Covıd-19 İzolasyon Süreci

Attachment, Relatıonshıp Satısfactıon And Conflıct Resolutıon Responses In Close Relatıonshıps: Covıd-19 Isolatıon Process

Abdullah Kahraman1, Barışhan Erdoğan2, Gizem Hüroğlu3

Özet

2019 yılının sonunda Çin’de ortaya çıkan Koronavirüs hastalığının (Covid-19) , yayılma hızı ve yıkıcılığı nedeniyle pandemi olarak ilan edilmesinin ardından izolasyon ve karantina uygulamalarına gidildi. Bu araştırmanın amacı, Covid-19 salgın hastalığının neden olduğu izolasyon sürecinde romantik ilişkilerdeki memnuniyetin, bağlanma stilleri ve ikili ilişkilerde çatışma çözme tepkileri bağlamında değerlendirilmesidir. Bu amaçla katılımcılara Demografik Bilgi Formu, İkili İlişkilerde Çatışma Çözme Tepkileri Ölçeği (İİÇÇTÖ), Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II (YİYE-II) ve İlişki Doyum Ölçeği’nden (İDÖ) oluşan batarya uygulanmıştır. Araştırmaya romantik ilişkisi olan veya romantik ilişkisi izolasyon sürecinde sona eren, 18-58 yaşları arasında, 171 kadın ve 72 erkek olmak üzere 243 kişi katılmıştır. Araştırma bulgularına göre, katılımcıların %27,6’sı ilişkisinin pandemi öncesine göre kötüye gittiğini;  %23’ü daha önce hiç olmadığı halde, izolasyon sürecinde ilişkilerinde şiddetin ortaya çıktığını bildirmiştir. İzolasyon sürecinde şiddet içeren tartışma yaşayanların kaygılı bağlanma, kaçıngan bağlanma, ilişki doyumu, çatışmayı terk etme davranışına gönderme yapan çıkış, çatışmayı tüm bileşenleri ile birlikte diyalog kurma yoluyla ele almayı ifade eden konuşma ve çatışmayı görmezden gelme davranışlarını ifade eden yokmuş gibi davranma puanlarının tartışma yaşamayanlardan farklılaştığı görülmektedir. İzolasyon nedeniyle ilişkisinin olumsuz yönde etkilendiğini belirten grupta kaygılı bağlanma, kaçıngan bağlanma, ilişki doyumu, çıkış tepkisi ve konuşma tepkisi puanlarında farklılık saptanmıştır.  İzolasyon gibi stres yaratan kriz durumlarında çift ve aile terapileri, ilişkilerin olumsuz etkilenmesini önleme adına büyük önem taşımaktadır.

“Yakın İlişkilerde Bağlanma, İlişki Doyumu Ve Çatışma Çözme Tepkileri: Covıd-19 İzolasyon Süreci” okumaya devam et

Motivasyon Unsurlarının Genç Yetişkinlerin İyi Oluşuna Etkileri

Bu makale Gençlik Araştırmaları Dergisi’nin 19. sayısında yayınlanmıştır. Araştırma 255 genç yetişkin ile yürütülmüş olup özyeterlilik, özerklik ve ait olma gibi motivasyon unsurlarının iyi oluşa katkılarını incelemeyi amaçlamıştır.

“Motivasyon Unsurlarının Genç Yetişkinlerin İyi Oluşuna Etkileri” okumaya devam et

Koronavirüs Salgınında Karantina, Sosyal İzolasyon ve İlişkili Psikolojik Faktörler

Geçtiğimiz yılın sonunda Çin’de rastlanan ve hızlı bir biçimde yayılarak dünyanın çeşitli ülkelerinde görülmeye başlayan Corona (nCov-2019/SARS-Cov-2) isimli virüs, yayılma hızı ve yıkıcılığı nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “pandemi” olarak ilan edildi ve bu salgın, birçok ülke tarafından biyolojik afet olarak ele alınmaya başlandı. Biyolojik afet tanımını oluşturan salgın, bir bölgede görülen enfeksiyon hastalıklarının miktar olarak anormal bir biçimde artış göstermesi anlamında gelmektedir (AFAD). Diğer afet durumlarında olduğu gibi biyolojik afetlerde de kişiler, en beklendik ve yaygın psikolojik reaksiyonlardan biri olan kaygı/endişe tepkisi verirler.

“Koronavirüs Salgınında Karantina, Sosyal İzolasyon ve İlişkili Psikolojik Faktörler” okumaya devam et